Yaşam Gazetesi, 21 Nisan 2004
21 Nisan 2004 tarihinde Şube Sekreterimiz Ali Rıza NURHAN’ın, III. Köprü ile ilgili olarak Yaşam Gazetesine aktardığı görüşlerimiz aşağıda yer almaktadır.
III. köprü için İstanbul’a ait Ulaşım Master Planında İstanbul’daki ulaşım sorununun alternatif çözümü olarak gösterilmesini bir kenara bırakın ulaşım sorununu daha da içinden çıkılmaz hale getirecek bir yatırım kararı olarak ortaya konmaktadır. Bu nedenle III. Köprünün yeri ve güzergahının tartışılmasından çok İstanbul’un ulaşım sorununu nasıl çözebiliriz diye tartışmak daha doğru olacaktır. Bu doğrultuda İstanbul Metropolünün ulaşım sorunu, raylı ulaşım omurga olmak üzere deniz ulaşımı ve lastik tekerlekli toplu ulaşım araçlarının entegre olarak planlanası ile çözülecektir. Bu açıdan öncelikli yatırım, III. Köprü değil raylı ulaşım sistemi içerikli tüp geçiştir. Her iki köprü ile birlikte İstanbul Boğazını geçen yolcu sayısı 4 kat artarken, boğazı geçen araç sayısı 21 kat artmıştır. Ulaşımda asıl sorunun taşıtları değil, insanları ulaştırmak olduğu dikkate alınırsa köprünün bu hedefe hizmet etmediği açıktır. Ayrıca kentiçi trafiğin en büyük sorunu boğazı aşmak değil kent içindeki yolların genişlik ve nitelik olarak yetersizliği yanında trafik kurallarına uymayan taşıt kullanıcılarıdır.
Milliyet Gazetesi , 27 Mayıs 2004
Şube Sekreterimiz Ali Rıza Nurhan, 3. Köprü ile ilgili görüşlerimizi aktarmıştır.
“Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Sekreteri Ali Rıza Nurhan, 1/50.000 ölçekli Metropoliten Alan Altbölge Nazım İmar Planı raporuyla ortaya çıkan bilimsel gerçekler ışığında yeni köprü yapılmasının çok anlamsız olduğunu söyledi. Üçüncü köprünün çözünden öte sorunlar çıkaracağını vurgulayan, Nurhan, “Tüp tünelin temeli atıldı. Bu hızlandırılarak raylı sisteme entegre olacak deniz ve karayolu sistemiyle sorunun çözülmesi gerekiyor dedi. Boğaz Köprüsünün ulaşım sorununun sadece küçük bir bölümünü oluşturduğunu dile getiren Nurhan, şöyle konuştu:”Bakırköy, Mecidiyeköy ve Eminönü trafikle boğuşuyor. Köprünün bu sorun için çözüm olması sözkonusu değil. İstanbul’un araç altyapısı çok kötü. Birçok bölgeden tek araç bile geçemiyor. Araçtan arındırma ve raylı sistemlerle trafiğe çözüm oluşturulabilir. Ne kadar köprü yaparsanız, bu merkezlere o kadar çok aracın yığılmasına neden olursunuz. Esas olan araçları değil, insanları ulaştırmak.”
Sabah Gazetesi, 2 Aralık 2004
Şube Sekreterimiz Ali Rıza NURHAN 2 Aralık 2004 tarihli Sabah Gazetesinde “III. Köprüye” ilişkin yaptığı açıklamada, Karayolu ağırlıklı ulaşım sisteminin olmaması gerektiğini, köprülerle taşınanın insan değil taşıtlar olduğunu belirtmiştir.
III. Köprüye ilişkin görüşlerimizi ayrıca Şube Sekreterimiz Ali Rıza NURHAN,
1.8.3. 17 Ekim 2005 tarihinde Referans Gazetesi’ne;
1.8.4. 18 Ekim 2005 tarihinde Milliyet Gazetesi’ne;
1.8.5. 19 Ekim 2005 tarihinde Evrensel Gazetesi, Sky Turk Kanalı;
1.8.6. 20 Ekim 2005 tarihinde Sky Turk Kanalı, Tempo Dergisi; Show TV
1.8.7. 8 Kasım 2005 tarihinde Kanal Turk;
1.8.8. 9 Kasım 2005 tarihinde Kanal Turk;
1.8.9. 15 Kasım 2005 tarihinde Business Week Dergisi;
1.8.10. 16 Kasım 2005 tarihinde Vatan Gazetesi’ne;
Şube Başkanımız Ahmet TURGUT,
1.8.11. 20 Ekim 2005 tarihinde Sabah Gazetesi’ne
1.8.12. 7 Kasım 2005 tarihinde NTV;
1.8.13. 8 Kasım 2005 tarihinde CNNTurk, KanalTurk’e bildirmiştir.
Üçüncü Köprü’nün İstanbul’da Yaratacağı Tahribatlar
Üçüncü Köprü’nün yapılması ile birlikte İstanbul’un can damarları olan Orman Alanları ve Su Havzaları büyük bir yapılaşma baskısı altına girecektir. Bunu söylemek için kahin olmaya gerek yoktur, İstanbul’un gelişme süreci incelendiğinde köprülerin yaptığı tahribat görülebilir. Birinci köprüden önce Tarihi Yarımada ve Beyoğlu’ndan ibaret olan yerleşik alan, köprü ve çevre yolları yapılınca Beşiktaş ve Bakırköy’e kadar genişlemiştir. İkinci köprü ile de günümüzde uçsuz bucaksız kaçak yapılarla dolu bir metropol halini almış, Elmalı ve Küçükçekmece Barajları su rezervi dışına çıkartılmış orman alanlarında gözle görülür bir gerileme yaşanmıştır. 3. köprü ile İstanbul Metropolü Karadeniz kıyılarına kadar genişleyecek orman alanları yok olacak, temiz Su Havzasından bahsetmek mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla “nerede o eski İstanbul” sözünün yerine “İstanbul’u bitirdiler gözleri aydın olsun” sözü daha sık söylenecektir. Çünkü insanların artık sağlıklı ve planlı bir kentte yaşama imkanı olmayacaktır.
Üçüncü Köprü Sürekli Gündemde
Çanakkale Boğazı ve İzmit Körfezi’ne köprü yapılması fikri, İstanbul Boğazı’na 3. Köprü’nün yapılması fikri gibi zaman zaman gündeme gelmektedir. Ulusal bir politika olarak, yolcu ve mal taşımacılığında daha ekonomik olan raylı sistemi benimsemezsek bu tür yatırımlar çeşitlendirilerek gündeme gelecek belki de gerçekleşecektir. İstanbul içinse Metro tamamlanamazsa 3. Köprü’den sonra 4. ve 5. köprüleri nerede ve nasıl yapalım tartışmaları çok kısa süre sonra başlayacaktır.
Üçüncü Köprü İstanbul Trafiği İçin Çözüm Olmayacaktır
Günümüzde ulaşım sorununun en üst düzeyde hissedildiği pik saatlerde şehirler arası yolcu ve mal taşımacılığı çeşitli önlemlerle en alt seviyeye çekilmektedir. Buna rağmen kentiçi trafiğin rahatlaması için, gerekcesi şehirler arası trafiğin kentiçi trafikten ayrılması olan 3. köprünün yapılması bazı kesimlerce bilinçsizce önerilmektedir. Kent içi ulaşım sorununun raylı sitem ile deniz yolu ile ulaşımın entegre bir şekilde planlanması ile çözülmesi mümkündür. 3. köprünün ulaşım sorununa olumlu bir katkı yapması mümkün değildir. Ayrıca başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Belediye başkanlığı döneminde hazırlanan İstanbul Ulaşım Master Planı’nda 3. Köprü’nün kent içi ulaşım sorununa olumlu katkısı olmayacağı gibi olumsuz katkısı olacağının altı çizilmektedir.
Kentin Silüetine Etkisi Ne Olacak ?
2960 sayılı Boğaziçi Kanunu ile Boğaziçi alanında yapılaşmanın kontrol altına alınması hedeflenmiş ve ön görünüm bölgesinde kesinlikle yeni bir yapının yapılması yasaklanmıştır. Ancak konu Boğaz Köprüleri olunca hiç bir zaman koruma bölge kurullarının görüşünün alınmasına gerek görülmemiş tepeden inme kararlarla yapımı gerçekleştirilmiştir. Her ne kadar “Boğaz’a inci gerdanlık taktık” denilerek inşa edilseler de ilk iki köprünün estetik olup olmadığı tartışmalıdır. Ayrıca bunlardan daha ince ve boğaz silüetine uygun bir köprü yapılması da günümüz teknolojisine göre mümkün görünmemektedir. Bu konuda koruma bölge kurulundan olumlu görüş alınabileceğini de düşünmüyorum.
İstanbul İçin Üç Köprü Fazla
3. köprü İstanbul için kesinlikle şart değildir. Şu anda tamamen spekülatif amaçlı olarak su havzalarındaki geniş araziler ile orman alanlarından çıkması beklenen 2b alanlarını satın alan spekülatörlerin kamu oyunu farklı söylemlerle yanıltması söz konusudur. 3. köprü ve çevre yolları ile daha ulaşılabilir hale gelecek olan bu alanlara yaptıkları yatırımın karşılığını daha kısa sürede ve katlanmış olarak alma hevesinde olan bu kesim yılmamakta her yıl düzenli olarak 3. köprüyü gündeme taşımaktadır.