Atlas Dergisi İstanbul 2005 özel sayısı
Atlas Dergisi İstanbul 2005 özel sayısında Şube sekreterimiz Ali Rıza Nurhan Limanlar konusunda görüşlerimizi aktarmıştır. Ali Rıza Nurhan “Limanlar kent makro planına uygun olarak, şehiriçi ulaşımı engellemeyecek şekilde kurulmalıdır. Kamyonlar trafiği, gemi atıkları da çevre temizliğini olumsuz etkiliyor. Ayrıca sosyal açıdan kent içinde kullanılmayan bir bölge olması, sahil şeridini kapsaması, yerleşim bölgelerinde ciddi kazalara sebebiyet verme olasılığı ve güzelliği bozması da başka sorunlar. Haydarpaşa bu açılardan bakıldığında yanlış yerde. Alında Haydarpaşa Limanı zamanında doğru yere kuruldu. O zamanki yerleşim bölgelerinin dışında ve Anadolu ile sağlam bir demiryolu ağının ucundaydı. Kent sürekli ve plansız geliştiğinden liman merkeze kaydı. Taşınma için gereken, bu işin maliyetinin ve yararının tartılmasında.” şeklinde görüş belirtmiştir.
Milliyet Gazetesi, 12 Temmuz 2005

Milliyet Gazetesi, 13 Temmuz 2005
Haydarpaşa İçin Risk Senaryosu
7 gökdelen ve dev tesislerden oluşacak Haydarpaşa projesi için, yeni uzman uyarıları: Trafik felç olur, kanalizasyon patlar, su, elektrik kesilir.
Serhat Oğuz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gerçekleşmesi için kararlı olduğunu açıkladığı Haydarpaşa Projesi, uzmanlara göre birçok çile yaşatacak.
Projeyi Milliyet için mercek altına alan İstanbul Şehir Plancıları Odası Genel Sekreteri Ali Rıza Nurhan, otoparktan, kanalizasyona, su ve elektrik ihtiyacından ulaşıma, yaşanacak krizleri sıraladı. Nurhan'ın felaket senaryosu şöyle:
Bölgede 240 bin kişinin çalışacağı belirtiliyor. İyimser tahminle, yarısının deniz yoluyla ve yaya olarak geldiğini düşünürsek, 120 bin kişi karayolunu kullanacak. Üçte biri aracıyla gelse 40 bin araçlık, yani 1 milyon metrekarelik otopark gerekir. 80 bin kişi servislerle gelse 2 bin otobüs kullanılır. Otobüsler arka arkaya dizilse 30 kilometre eder. Bu kadar otobüsün mevcut yapıyla oraya girmesi saatleri alır. Bölgedeki trafik tam anlamıyla çöker. Yeni yollar açmak çok zor. Devlete büyük maliyet getirir ve uzun yıllar sürer.
'İstanbul Dubai değil'

Burası, yaklaşık 100 yıl önce, sadece limanlar ve sayılı yapılara uygun yapılan dolgu üzerinde. Bu şekliyle kullanılırsa, İstanbul'un beklediği büyük depremde felaket olabilir. Binlerce kazıkla güçlendirip, binaları depreme dayanıklı yapsalar bile, dolgu alanında bu büyüklükte yatırım ciddi risk.
Dubai
gibi petrol zengini ülkelerde, dolgu alanları üzerine gökdelen yapılabilir.
Ancak ne biz petrol zenginiyiz, ne de İstanbul geçmişi olmayan bir şehir.
Yüzyıllarca yılda oluşan kültür mirasını bu proje bitirir.
Dev gökdelenler, Boğaz'dan çok güzel görünen Selimiye Kışlası'nı da, Marmara
Üniversitesi'nin tarihi binasını da, GATA Hastanesi'ni de perdeliyor.
Maliyeti 'astronomik'
Yaklaşık bir milyon insanın bulunacağı bölge için elektrik sağlamak, Üsküdar ve Kadıköy'ün altyapısının çok üstünde. Çok sayıda yeni trafo gerekir. Bu da çok ciddi maliyet getirir. 2 ilçede elektrik sıkıntıları yaşanır.
Su altyapısı da proje için yeterli değil. En yükseği 300 metre olan gökdelenlere su pompalanırsa mevcut borular patlar. Herkesin aynı anda musluğu açtığını düşünürsek su akmaz. Bunun için barajdan Kadıköy'e tüm boruların değişmesi gerekir.
Kanalizasyon sistemi de yetmez. Mevcut kolektörün böylesine bir yükü kaldırması mümkün değil. Yine olasılık hesabıyla herkesin aynı anda sifonu çektiğini düşünsek, borular patlar ya da tıkanır.
Başbakan ısrarlı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tepkilere rağmen Haydarpaşa Projesi'ni yapmakta kararlı. ABD dönüşünde uçakta gazetecilere proje hakkında da bilgi veren Erdoğan, "Orada 8-9 bin yataklık turizm merkezi oluşacak. Hatta Marmara Üniversitesi'ne kampus yeri gösterip, eski Haydarpaşa Lisesi binasını da alabilirsek bu bölge çok canlanır" dedi. Başbakan Erdoğan, Haydarpaşa Projesi'nin Galataport projesiyle birlikte İstanbul'un çehresini değiştireceğini de savundu.
Cumhuriyet Dergi 22.05.2005
22 Mayıs 2005 tarihinde Ali Rıza Nurhan, Cumhuriyet Dergi’ye Haydarpaşa Planı’na yönelik görüşlerimiz aktarmıştır.
