Şube
Sekreterimiz Ali Rıza NURHAN, Galataport Projesi hakkındaki görüşlerimizi
08 Ekim 2005 tarihinde Evrensel gazetesine,
25.Ekim.2005 tarihinde SkyTurk’e
27.Ekim.2005 tarihinde Ulusal Kanal’a
14.Kasım.2005 tarihinde Aksiyon Dergisi’ne bildirmiştir.
Projeye dava açarak Galataport’un hem Anayasa’ya, hem yasalara hem de planlama ilkelerine aykırı olduğuna dikkat çekiyoruz.
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Sekreterimiz Ali Rıza Nurhan, Galataport’un odanın açtığı dava sonucunda iptal edilen bir yönetmeliğe bağlı olarak onaylandığına dikkat çekti. Anayasa’ya göre kıyıların yalnızca kamu kullanımına açık olduğunun altını çizen Nurhan, otel ve alışveriş merkezleri gibi çekim ve ticaret yapılarının inşa edilmesi halinde kıyının özel şirketlerin kazanç alanı haline geleceğine dikkat çekti. Nurhan’a göre, bölge liman olarak zaten kruvaziyerlerin rahatça yanaşabileceği bir alan. Burada asıl yapılmak istenen ise otel ve alışveriş merkezleri inşa etmek. Galataport kamuoyuna, ‘binlerce turist gelerek otellerde kalacak ve İstanbul’a kazanç bırakacak’ diye yansıtılıyor. Ancak zaten her ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri 7 yıldızlı gemilerde yolculuk yapan turistlerin, İstanbul’da otelde kalmaları ve ihtiyaçlarını gidermeleri gerçekçi değil. Bu proje, turistlere fayda sağlamak amacıyla değil, orada şu anda bulunan depoların otel ve alışveriş merkezi olarak fonksiyonlarının değiştirilmesi için yapılıyor. Böylece alanı satın alan insanlara ayrıcalık tanınmış oluyor ve bu planlama açısından hukuksuzluk.
Nurhan ayrıca, yaratacağı trafik ve büyük altyapı sorunlarıyla halkın çıkarına bu kadar aykırı olan bir projeyi hayata geçirmek için neden böyle çaba harcandığına anlam veremediklerini dile getirdi.
Galata Projesinin Planlama Açısından Sakıncaları
ŞPO projenin planlama açısından sakıncalarını şöyle dile getirdi;
Galataport alanının zemini tamamen dolgu alanı; liman yapılmak maksadıyla doldurulmuş doğal toprak olmayan denizden kazanılmış bir alan. Bu alan üzerindeki yapılar sadece ve sadece liman tesislerinin yapılması için hesaplandı.
Galataport alanı liman ve belli sayıda araç, insan ve yolcuların yararlanması için planlanmış bir alan. Proje tamamlandığında insan ve araç yoğunluğundan çok fazla artış olacak. Bu da trafik yoğunluğunu artıracak. Zaten ulaşımı sorunlu olan bölge daha da içinden çıkılmaz bir hal alacak.
Geleceği iddia edilen binlerce turist için bulundurulacak servis araçları için bile alan ayrılması bu açıdan mümkün değil. Alışveriş merkezi yapılacağı da göz önüne alınınca bölge, böyle bir yatırım için tamamen yanlış seçilmiş bir alan.
Alışveriş merkezi ve otel gibi yapılar bölgeye yeni altyapı sorunu getirecek. Bugün belli bir oranda su, elektrik gibi hizmetleri kulanan liman fonksiyonu değişince altyapı yükü artacak. Elektrik, su ve kanalizasyon sistemlerinin değiştirilmesi gerekecek.
Baştan sona değişecek altyapıyı bölgeyi satın alan şirket yapmayacağı için tüm bu harcamalar belediye ya da devletin yani halkın cebinden çıkacak. Devlet yatırımcı firmayı sübvanse edecek. Altyapı değişikliği sırasında çevre mahallelerde yaşayan insanlar altyapı hizmetlerini kullanamayacaklar.
Yine inşaat başladığında alana getirilecek çok sayıda iş makinesi ve kamyon, trafiği felç edecek bir başka unsur. Kısaca İstanbul ve İstanbullular her şekilde mağdur olacaklar. Bu yüzden Galataport yatırımı tamamen yanlış bir yatırım.
Söz konusu alanın kamu yararına kullanılacaksa açık yeşil alan olarak düzenlenmesi gerekiyor. Bölgenin en büyük ihtiyacı yeşil alan. Bu şekilde İstanbul’a sağlayacağı rahatlığın bedeli, Galataport olarak sağlayacağı iddia edilenden çok daha fazla.
Bugün Gazetesi, 9 Şubat 2006

Sabah Gazetesi, 2 Şubat 2006

Sabah Gazetesi, 3 Şubat 2006
