|
2.3.“1/5000
Ölçekli Kadıköy Merkez ile E-5(D-100) Otoyolu Ara Bölgesi Nazım İmar Planı”
Plan İnceleme Komisyonu Raporu
İstanbul
Büyükşehir Belediyesi Planlama ve İmar Daire Başkanlığı, Şehir Planlama
Müdürlüğünce hazırlanarak, 18. 02. 2005 tarih ve 381 sayılı İstanbul Büyükşehir
Belediyesi Meclisince tadilen,
09. 03. 2005 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanınca
aynen onaylanan ve 18.04.2005 tarihinde askıya çıkarılan 1/5.000 ölçekli
KADIKÖY MERKEZ İLE E – 5 (D-100) OTOYOLU ARA BÖLGESİ NAZIM İMAR PLANI’
na ilişkin odamızda kurulan plan inceleme komisyonumuz planda aşağıdaki
hususlara ilişkin düzeltmelerin yapılması gerektiğini saptamıştır.
A)
Plan Raporu incelendiğinde,
-
Meclis
kararı incelendiğinde plan raporunun eki olan fonksiyon alanlarının dağılımı
tablosunda gösterilen; park ve dinlenme alanlarının 173.8 ha olduğu ve
planlama alanının nüfusunun ise 470 kişi olduğu belirtilmektedir. Bu
durumda kişi başına sadece 3.7m² aktif yeşil alan düşmektedir. Bu
oran İmar Mevzuatı’nda belirlenen oranın çok altında bir orandır.
Bunun da ötesinde Planın onanması aşamasında Belediye Meclisi tarafından
eski planlarda yeşil alan olarak görünen yerlerin Yüksek Yoğunluklu
Konut Alanı, Ticaret+Konut Alanı gibi çeşitli kullanımlara ayrıldığı
görülmektedir. Bu da planlanan nüfusun artmasına ve zaten çok düşük
olan donatı miktarının daha da düşmesine neden olmaktadır.
B)
Plan Notları incelendiğinde,
-
Plan
tekniği açısından 1/5.000 ölçekli planlarda: TAKS, KAKS, Hmax gibi
uygulama hükümlerinin yer alması başta imar mevzuatı olmak üzere, yasa
yönetmelik ve plan tekniğine aykırıdır. Bu tür uygulamalar mevzuattaki
1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarının ne işe yaradığının
sorgulanmasına neden olmaktadır. Benzer şekilde Plan Notları’nın
Genel Hükümler başlığı altındaki 6. maddesi Uygulama İmar Planları’nda
kullanılması gereken bir plan notu iken bu planın hükümleri arasına
girmiştir. Bu da hatalı
planlama yaklaşımının bir diğer göstergesidir.
-
12.
madde ile Konut ve Ticaret Alanları’ndaki otopark ihtiyacı plan kararlarının
yönlendiriciliğinde çözülmemektedir. Bu durum gerek otopark yönetmeliği
gerekse planlama ilke ve esaslarına aykırıdır. Bu talebin Plan ile
belirlenip karşılanması gerekirken girişimcilerin talebine göre şekillenmesinin
önü açılmaktadır.
-
13.
madde ile de yine planlarla nüfusun ihtiyaçları ve plan kararlarının
gerektirdiği donatılar olan kreş ve öğrenci yurtlarının yer seçimi
girişimci ve yatırımcıların insafına bırakılmış plan kararları
ile belirlenen fonksiyon dağılımının yatırımcılar eliyle değiştirilmesinin
önü açılmıştır.
-
14.
madde ile özel ilköğretim ve özel ortaöğretim alanlarının
belirlenmesinde ilgilisinin talebi ve yönetmelik şartlarına uygunluk
aranmaktadır. Oysa 20. madde bu kurumların aynı parselde yapılabilmesinin
önünü açarken yönetmelik hükümlerine atıfta bulunmamaktadır. Bu
durumda aynı parsel üzerinde hem özel ilkokul, hem özel temel eğitim,
hem de özel ortaöğretim tesisi yer alabilecektir. Bir parsele,
getirilmesi gereken yük miktarının üç katı yük getirmenin önü açılmaktadır.
-
19.
maddede Dere Koruma Alanları ile ilgili kurum görüşlerinin 1/1000 ölçekli
Uygulama İmar Planı aşamasında alınacağı belirtilmektedir. Bu
maddeden, planlar hazırlanırken söz konusu kurum görüşlerinin alınmadığı
sonucu çıkmaktadır. 1/1000 ölçekli planlar hazırlanırken ilgili
kurumlar dere koruma kuşaklarının tamamının yeşil alan olarak
planlanması gerektiği görüşünü sunduğunda 1/1000 ölçekli planlar
ile bu planlar uyumsuz hale gelecektir. Bu planların onanması ile ilgili
kurumların görüşlerini oluştururken etkiye açık hale gelmesine neden
olunacaktır. Bu bağlamda Çamaşırcı Deresi ve Kurbağalı Dere’nin
koruma kuşaklarında yapılaşmaya olanak tanıyan plan verileri üretilmiştir.
-
B.5.
Koruma Alanları başlığı altında belirlenen sit koruma alanlarının
tanımlarının mevzuata uygun olarak yeniden yapılması gerekir.
C)
Plan Kararları incelendiğinde ise,
-
Planın
adının Kadıköy Merkez-E5(D100) Karayolu Ara Bölgesi Nazım İmar Planı
olmasına ve Kuzeydeki E5’e paralel Devlet Malzeme Ofisine ait arazinin de
içinde bulunduğu parsellerin planda gösterilmesine rağmen onama dışı
bırakılma sebebi anlaşılamamaktadır. Bunun yanında onama yetkisinin Büyükşehir
Belediyesi’nin değil Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nda olmasına
rağmen kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında yer alan dolgu alanlarında
onama yapılması anlaşılamamaktadır. Bu maddi hataların düzeltilmesi
kaçınılmazdır.
-
1/1000
ölçekli planlarda donatı alanlarına ayrılmış ve uygulaması yapılmış
alanların bu planlarda da aynı donatı alanları olarak planlara işlenmesi
gereklidir. Bu bağlamda planlarda gösterilen kimi yolların daraltılarak
mer’i 1/1000 ölçekli planlarda yol alanı olan yerlerin konut alanına dönüştürülmesi
bu plan doğrultusunda hazırlanacak yeni uygulama imar planının
uygulanabilirliğinde sorunlar ortaya çıkaracaktır.
-
Söz
konusu planın plan notlarında B.1.1. başlığı ile tanımlanan koşullar
mevcut yoğunluğun gizli olarak artmasına neden olacaktır. Taban alanının
büyümesi ile her katta oluşan daire adedi artacaktır, yani parsel başına
oluşacak bağımsız bölüm adedinin artmasına neden olacaktır. Aynı
plan notu Ticaret alanları için de B.3.4. maddesinde kullanılmıştır.
-
Meteoroloji
Binası’nın bulunduğu 151 pafta, 421 ada, 161 parsel ayrıcalıklı imar
uygulamasıyla Konut Alanı’na dönüştürülmüş ve Kadıköy’ün
geneli için uygulanan TAKS ve KAKS değerlerinin göz ardı edilerek brüt
parsel üzerinden emsal değeri verilmesi Planlama İlkelerinden olan Eşitlik
İlkesine aykırıdır. Ayrıca bu alan üzerinde semt sakinlerinin ve ÇEKÜL
Vakfı’nın işbirliği içerisinde diktikleri çok sayıdaki ağacın
bulunduğu da göz ardı edilmemelidir. Bu alanın, sadece içinde bulunduğu
semte değil tüm bölgeye hizmet edecek park veya rekreasyon alanı olarak
düzenlenmesi gereklidir.
-
Fenerbahçe
Yarımadası’nın yanında bulunan Devlet Demiryolları Arazisi’nin önüne
getirilen Marina fonksiyonu da doğru değildir. Zaten bölgede iki adet
marina varken ve neredeyse İstanbul’un tüm sahillerinde ihtiyacın ve
kapasitenin çok üzerinde muhtelif marina projeleri mevcutken böyle bir
alanda bu tür bir yatırıma gerek yoktur. Böylesi bir yatırım ekolojik
dengeye yeni bir darbe vuracağı gibi, deniz trafiğinin artması açısından
da olumsuzluklar getirecektir. Ayrıca kıyıların kamuya açılmasına çalışılacağı
yerde sınırlı kamu kullanımına açılması doğru bir planlama yaklaşımı
değildir. Aynı şekilde Milli Olimpiyat Komitesi’nin İstanbul
Olimpiyatları tanıtım çalışmalarında Fenerbahçe Yarımadası Yelken
ve Deniz Sporları için ideal yer olarak belirlenmişken, Caddebostan
Sahili’nde önerilen Olimpik Marina kararının gerekçesi anlaşılamamaktadır.
-
Bostancı
Mahallesi’nde yer alan ve yürürlükten kalkan 1/1000 Uygulama İmar
Planlarında parsel yeşil alan fonksiyonunda olduğu halde faaliyete geçen
Akaryakıt tesisi Atatürk İlkokulu’nun hemen bitişiğinde yer almaktadır.
Oysa Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği ve TSE normlarına göre bu işletmenin
ruhsat alma şansı bulunmamaktadır. Dolayısıyla tüm bunlara rağmen
uygulama aşamasında ruhsatlandırılamayacak bir plan kararı maddi hataya
neden olacaktır.
-
Mer’i
1/1000 ölçekli planlarda yeşil alan görünen, Kozyatağı Mevkii, Modern
Mehmet Çavuş Camii bitişiğindeki parselin bu planla konut alanına dönüştürülmesi
içerisindeki anıt ağaçların korunmasını engelleyeceğinden hatalı
bir planlama yaklaşımı olup bu hatanın Koruma Kurulu Kararları da göz
önünde bulundurularak yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.
|