1.14. Mahalli İdare Birlikleri Kanunu Tasarısı Hakkında Görüşlerimiz

 

Mahalli İdare Birlikleri Kanunu Tasarısı, 1580 sayılı Belediye Kanunu’nda yer alan Birlik Kurulmasına yönelik 7. bölümünün, ayrı bir kanun halinde yeniden düzenlenmesi ile oluşturulmuştur.

 

Cumhurbaşkanımız A. Necdet SEZER’ in yeniden görüşülmek üzere meclise geri gönderdiği 5215 sayılı Belediye Kanunu’nun içinde Birlik Kurulmasına ilişkin bölüm yer almamaktadır.

 

  • Mahalli İdare Birlikleri Kanunu Tasarısı ile Mahalli İdare Birliklerinin kuruluşu, hukuki statüsü, organları, yönetimi, yetki ve sorumlulukları ile çalışma esaslarının düzenlenmesi ve günün şartlarına uygun hale getirilmesi amaçlanmıştır. 1850 sayılı Belediye Kanunu içinde yer alan Birlik Kurulması ile ilgili bölümde Mahalli İdare Birliklerinin Kurulması, Kuruluş, Tüzük, Birliğin Görevleri ve Birlik Organları’ nın tanımlanması ile sınırlıdır. Tasarıda ise Kuruluş, Tüzük, Birliğin Görevleri ve Birlik Organları başlıklarının yanında Mali Hükümler, Köy Birlikleri ve önceden kurulmuş birliklerin yasaya uyumu konusunu içeren geçici madde yasanın uygulanmasında sorunlarla karşılaşılmayacak şekilde açık ve detaylı olarak yasa maddesi haline getirilmiştir.

  • 1580 sayılı Belediye Kanunu’nda yer alan Birlik Kurulmasına yönelik 7. bölümüne göre, birliğe üye olan mahalli idarelerin kendi meclislerinde, birlik tüzüğünü oybirliği ile kabul etmelerinden sonra valinin onayı ile birlik kurulabilmektedir. Tasarıda ise birliğe üye olan mahalli idarelerin kendi meclislerinde 3/2 oranında tüzük onayını takiben Bakanlar Kurulunun izni ile kurulması teklif edilmektedir.

  • Birliğin kuruluşunun Bakanlar Kurulunun iznine bağlanması ile birliklerin oluşmasına standart getirilmesi sağlanacak, ülkenin farklı kesimlerinde farklı yapılarda ve özelliklerde birlikler kurulmasının önüne geçilecektir.

  • Mahalli İdare Birliklerinin kamu tüzel kişiliğine sahip olmaları, gerçekleştirecekleri projeler kapsamında, kamu kurumları ile ortak iş yapabilmeleri veya kamu kurumlarının yetkilerinin birliklere aktarılması yanında, birliklerin üstlendikleri görevlerde mahalli idarelerin haklarına sahip olmaları nedenleri ile Bakanlar Kurulunun izni ile kurulmaları yerinde bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.

  • Tüzük onayı konusunda, birlik üyelerinin meclislerinde oybirliği ile kabul edilmesinin yerine 3/2 oranında kabul oyunun kullanılmasının yeterli hale getirilmesi de meclislerdeki  siyasi yapılanma veya muhalif yaklaşımlar nedeni ile belde ve köyler için yapılacak yatırımların gerçekleşmesi yönünde birlik kurulmasının önlenmesine neden olabileceğinden olumlu bir düzenleme olarak değerlendirilebilir.

  • Tüzük maddelerinin hangi konuları içireceğine ilişkin bölümde mevcut yasa ile tasarı arasında önemli oranda bir benzerlik söz konusu olmasına rağmen mevcut yasada var olan birliğin faaliyet alanının  arazi olarak belirlenmesine yönelik içeriğin tasarıda kaldırılması birliğin sadece bir proje kapsamında kurulmasının önüne geçecek bir yaklaşımdır.

  • 1580 sayılı yasada ayrı bir madde iken tasarıda tüzükte yer alacak konular kapsamında yer alan, tüzük değişikliğinin nasıl yapılacağına ait konuya hem mevcut yasada hem de tasarıda açıklık getirilmemiştir, yani tüzük değişikliği, tüzüğün onaylanmasında uygulanan esaslara tabi olup olmadığı; ya da  birlik meclisince değiştirilip değiştirilemeyeceği konusu açık değildir.

  • 1580 sayılı yasada birlik meclisinin oluşumu, ilk toplantısı, birlik divanının oluşumu, toplantı sayısı, olağanüstü toplantı, gündemin belirlenmesi, meclisin düzeni, oturumun idaresi gibi konularda kısmen açıklık getirilmiş kısmen de belediye kanununun belediği meclisi ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmuştur. Tasarıda ise birlik meclisinin karar organı olduğu birlik üyesinin temsilcilerinin gizli oyla seçilmesi gerektiği, birliğe il özel idaresi dahil ise valinin, belediye başkanlığının ve muhtarların birlik meclisinin doğal üyesi olduğu ve başka doğal üyenin olamayacağı  valinin  ve Büyükşehir Belediye Başkanının yerlerine kendilerini temsil etmeleri için meclis üyelerine yetki verebileceği ve yedek meclis üyelerinin bitmesi halinde yenilerinin belirlenmesi gerektiği yasa maddesi haline getirilmiş olup ayrıca birlik meclisinin icra edeceği görevlerde madde sıralanmıştır.

  • Yasada valilerin hangi durumlarda birlik başkanı olacağı belirlenmişken tasarıda bu konuya yer verilmemiştir.

  • 1580 sayılı yasada birlik başkanının yetkileri birlik tüzüğü ile belirlenmiş olan yetkilerin yanında belediye kanununda belediye başkanları için belirlenmiş olan yetkilerdir. Taslakta ise başkanın görevleri detaylı olarak tanımlanmıştır ve maddeler halinde sıralanmıştır.

  • Aynı şekilde birlik encümeninin görev ve yetkileri de 1580 sayılı yasaya göre daha detaylı olarak hazırlanmıştır.  Ancak encümen bir yıllığına seçildiğinden her dönem başı toplantısının gündeminde encümen seçimi olacaktır.  Bu durum yılda iki toplantı yapan birliklerin iki toplantıdan birinde seçim yapmalarına neden olacaktır.

  • Tasarıda birlik organlarının görev ve sorumluluklarının detaylandırılması yanında birliğin gelir ve giderleri de detaylı olarak tanımlanmıştır.

  • Tasarıda belediyeler ve il özel idareleri ile ortak olarak kurulan birlikler dışında kalan köy birlikleri ile ilgili hükümler de yer almaktadır. Köy birliklerinin oluşumunda tüzük onanması ve birliğin kuruluşu ile ilgili olarak açıklık bulunmamakla birlikte bakanlar kurulunun genel izni ile ilçe bazında kurulmasına yönelik bir belirleme bulunmaktadır. Köy birlik meclisinin oluşumu hiç seçim olmadan otomatik olarak belirlenmiş durumdadır.

  • Tasarıya göre, İl Özel İdareleri ile diğer kamu kurumları, köye yönelik hizmetlerine ilişkin yapım bakım onarım işlerini yapılan anlaşma çerçevesinde köy birlikleri aracılığı ile gerçekleştirebilmektedir.

  • Tasarıda, İl Özel İdarelerinin gelirlerinin % 10” luk kısmı köy birliklerine proje ve yatırım kapsamında aktarılır denilerek, İstanbul için binde beş rakamı belirlenmiştir.  5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ile İstanbul il sınırının Büyükşehir Belediye sınırı olmasından sonra tüm köyler belediyelerin mahalleleri haline gelmiş olup orman köyleri dışında köy statüsünde yer kalmamıştır. Bu nedenle Büyükşehir Belediye kanununa  uygunsuzluk söz konusu olacaktır.

  • Taslakta birlik üyelerinin yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumuna ilişkin yaptırımlar belirlenmiş ve katılım sağlanarak, birliğin daha demokratik koşullarda işlemesi sağlanmıştır.  Mahalli idare birliklerinin şirket kurması ve kurulu şirketlere ortak olması engellenmiştir. Bunların yanında mahalli idarelerinin menfaatlerinin korunması, geliştirilmesi, personelin eğitilmesi ve ilgili kanunlar çıkarılırken söz sahibi olunabilmesi için il özel idarelerini, belediyeleri ve köyleri temsil etmek üzere ülke sathında birer birlik kurulması da  ön görülmüştür.

  • Taslakta geçici madde ile önceden kurulmuş birliklerin kendilerini altı ay içinde yasaya uygun hale getirmeleri gerektiği belirtilmiş, uymayanların takibi için İç İşleri Bakanlığı yetkili kılınarak  bakanlığın uyarısı sonrasında iki ay içinde kendiliğinden değişiklikleri yerine getirmeyen birliklerin dağılmış sayılacağı belirtilerek yasaya uyum konusunda yaptırım getirilmiştir.

Sonuç olarak, Mahalli İdare Birlikleri Kanunu Tasarısı, bir tek belediyenin kendi başına gerçekleştirmeyeceği ve ortak hareket etme zorunluluğunun bulunduğu durumlarda belediyelerin işbirliği koşullarını düzenleyen ve eski yasadaki aksaklıkları bir ölçüde ortadan kaldıran düzenlemeleri içermektedir. Bu anlamda, Tasarı, ortak hizmetlere ihtiyaç duyan yerleşmelere hizmetlerin daha etkin, verimli ve rantabl bir şekilde hizmet sunulmasına olanak tanıyacaktır. Bu hizmetlerin ortak ve tek elden sunulması, planlamanın bütüncül kapsamı içinde de olumlu bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir.