|
5227 Sayılı Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun;
15.7.2004 tarihinde TBMM’ce kabul edilmiştir. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafında yayımlanması uygun bulunmayan söz konusu kanun, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 11, 16, 23, 38, 39, 40, 46, 49, geçici 1, 3, 4, 5, 6, 7 , 8, 9’uncu maddelerinin bir kez daha görüşülmesi için anayasanın 89. ve 104. maddeleri uyarınca TBMM Başkanlığı’na geri gönderilmiştir.
TBMM Başkanlığı’nda tekrar değerlendirilecek olan 5227 sayılı Kamu Yönetiminin Temel İlkeleri ve Yeniden Yapılandırılması Hakkındaki Kanun dört kısımdan oluşmaktadır.
5227 sayılı “kanunun amacı; katılımcı, saydam, hesap verebilir, insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir kamu yönetiminin oluşturulması; kamu hizmetlerinin adil, süratli, kaliteli, etkili ve verimli bir şekilde yerine getirilmesi için merkezi idare ile mahalli idarelerin görev, yetki ve sorumluluklarının çağdaş kamu yönetimi ilke ve uygulamaları çerçevesinde belirlenmesi; merkezi idare teşkilatının yeniden yapılandırılması ve kamu hizmetlerine ilişkin temel ilke ve esasları düzenlemektedir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Kanun, merkezi idare ile mahalli idareleri ve bunların bağlı, ilgili ve ilişkili kurum ve kuruluşlarını kapsamaktadır.
Kanunda kamu yönetiminin temel amaç ve görevi; halkın hayatını kolaylaştırmak, huzur, güvenlik ve refahını sağlamak, hayat kalitesini geliştirmek, kişilerin hak ve özgürlüklerini kullanmalarının önündeki engelleri kaldırmak ve kanunlarla verilen görev ve hizmetleri yerine getirmek olarak düzenlenmiştir.
Kanunun 6. maddesinde merkezi idarenin kamu hizmetleri ile ilgili yetki ve sorumlulukları tanımlanmıştır.
Bunlar;
Kanunun 7. maddesinde Merkezi idare tarafından yürütülecek görev ve hizmetler açıklanmıştır. Bunlar;
Kanunun 8. maddesinde mahalli idarelerin görev yetki ve sorumlulukları aşağıdaki şekilde çok genel olarak tanımlanmıştır.
“Mahalli müşterek ihtiyaçlara ilişkin her türlü görev, yetki ve sorumluluklar ile hizmetler mahalli idareler tarafından yerine getirilir.
Mahalli idareler görev, yetki ve sorumluluk alanlarına giren hizmetleri, idarenin bütünlüğüne, kanunlarla belirlenen esas ve usullere, kalkınma planının ilke ve hedeflerine, kendi stratejilerine, amaç ve hedeflerine, performans ölçütlerine uygun olarak yürütür.
Mahalli idarelerin kanunlarla verilen temel görev ve hizmetleri ciddi şekilde aksatması ve bu durumun halkın sağlık, huzur ve esenliğini önemli ölçüde olumsuz etkilemesi durumunda, aksamanın boyutu ile ölçülü olmak kaydıyla, ilgili merkezi idare kuruluşunun talebi üzerine İçişleri Bakanlığı bu aksaklıkların giderilmesi için kanunlarda öngörülen tedbirleri alır.”
Söz konusu maddelerden görüleceği üzere merkezi yönetimin genel yetkisi ile merkezi yönetimce yürütülecek görev ve hizmetler tek tek sayılarak belirlenmiş, ancak buna karşın yerel yönetimlerin görev, yetki ve sorumlulukları genel olarak ve soyut şekilde tanımlanmıştır. Yerel yönetimlerin görev, yetki ve sorumluluk alanındaki hizmetleri kendilerinin oluşturacağı karar altına alınmıştır.
Bu anlamda merkezi ve yerel yönetim ayrımı açık şekilde yapılamamıştır.
Yasanın 12. maddesinden başlayan ikinci kısmında Bakanlıklar ile bağlı ve ilgili kuruluşların teşkilatlanması düzenlenmiştir.
12. maddede Bakanlıkların kuruluşunda ve teşkilatlanmasında üç adet ilke tanımlanmıştır.
Görüleceği üzere bu kanunda da Stratejik Plan tanımı yapılarak, bu plan doğrultusunda amaç ve hedeflerin belirlenmesi öngörülmüştür. Bir önemli düzenleme de benzer nitelikteki hizmet ve görevler birden fazla kurum ve kuruluşa verilemez kuralı getirilmiştir. Bugün kamu yönetiminde yaşadığımız en önemli sorunlardan birisi budur. Kamu hizmetinde kaynak israfına ve farklı uygulamalara neden olmaktadır.
Yasanın diğer maddelerinde 15 adet bakanlık, ve en çok 8 adet devlet bakanlığı olabileceği ve yine en çok üç bakanın başbakan yardımcısı olarak görevlendirilebileceği belirtilmiştir. Söz konusu 15 adet Bakanlık şunlardır.
Kanundaki en önemli düzenlemelerden bir tanesi tanımlanan 15 bakanlıktan 9 adedinin taşra teşkilatlarının kaldırılmasıdır. Bu bakanlıklar;
Kanunda, yukarıda da değinildiği gibi merkezi yönetimin örgütlenme şeması detaylarıyla yer almıştır. Bakanların ve müsteşarların görev, yetki ve sorumlulukları belirlenmiştir. Bunun yanında Bakanlık ana hizmet birimleri, Danışma Birimleri,Yardımcı Hizmet Birimleri olarak sınıflandırılmış ve içeriği açıklanmıştır.
Taşra Teşkilatı kurulacak Bakanlıkların buna ilişkin esasları tanımlanmıştır. Kanunun 22. maddesinde bölge teşkilatı kurulabileceği ancak bölge düzeyinde teşkilatlanan bakanlıkların illerde, illerde teşkilatlanan bakanlıkların ise bölgelerde teşkilat kuramayacağı hükmü getirilmiştir.
Bakanlıklara bağlı ve ilgili kuruluşlar da tanımlanmıştır. Kanunun 24. ve 25. maddelerinde müsteşarlık şeklinde bağlı ve ilgili kuruluş kurulamaz hükmü getirilmiştir.
Kanunun tartışılan bir düzenlemesi 23. maddesidir. Bu madde ile Dışişleri Bakanlığı ile Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı hariç bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatı kuramayacağı düzenlemesi getirilmiştir.
Ayrıca kanunda yapılan düzenleme ile müsteşarların Hükümet ile göreve gelmeleri ve ayrılmaları hükmü getirilmiştir. Aynı şekilde başkanlık ve genel müdürlük şeklinde kurulan bağlı ve ilgili kuruluşlarında başkan veya genel müdürlerinin hükümet ile göreve gelmeleri ve ayrılmaları hükmü getirilmiştir.
Kanunun 3. kısmında kamu yönetiminde denetim konuları açıklanmıştır.
39. madde ile denetim, hukuka uygunluk, mali denetim ve performans denetimi olacak şekilde düzenlenmiştir.
40. madde ile de denetimin iç denetim ve dış denetim olarak yapılması öngörülmüştür. İç denetimin kurumun kendi yöneticileri ile dış denetimin ise Sayıştay tarafından yapılması hükmü getirilmiştir.
Kanundaki 42. maddedeki düzenleme ile mahalli idarelere halk denetçisi düzenlemesi getirilmiştir.
Kanunun 49. maddesindeki düzenleme ile
kaldırılmıştır.
Kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler ile;
İstenmesi durumda İl Özel İdarelerine devredilen sağlık tesisleri Belediyelere İl Özel İdarelerince devredilebilmektedir. Yine aynı şekilde, İl Özel İdarelerine devredilen enstitü ve laboratuarlar, kreş, huzurevi, toplum merkezi, rehabilitasyon merkezi, çocuk ve gençlik merkezi ve kadın sığınma evi gibi tesisler İl Özel İdarelerince Belediyelere devredilebilmektedir.
Kanunla kaldırılması öngörülen Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün görev ve yetkileri her türlü taşınır taşınmaz malları, araç gereç, İstanbul dışında İl Özel İdarelerine, İstanbul ilinde ise Büyükşehir Belediyesi’ne devredilmektedir.
Ayrıca bu kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarının, kuruluş ve görevlerine ilişkin kanun, kanun hükmünde kararname ve diğer mevzuatlarında gerekli değişikliklerin 1 (bir) yıl içinde yapılması öngörülmüştür. |